BOŞANMANIN ÇOCUĞUN OKUL BAŞARISINA ETKİLERİ
Çocuğun kişiliğinin oluşumu, karakterinin biçimlenmesi ve benlik saygısının gelişimi, büyük ölçüde özdeşim modelleri olan ana-baba kişilik yapılarına bağlıdır.
Çocuğun, anne ve babasının tavırlarını benimseyebilmesi için, ana- baba- çocuk üçgeni ararsında sevgi, saygı ve güven olması gerekir.
Huzursuz aile ortamı, bazı durumlarda dağılmış aile ortamı gibi çocuğun olumsuz bir şekilde etkiler ve çeşitli uyum, davranış bozukluklarının sebebi olabilir.
Anne-babanın sürekli tartıştığı veya kavga ettiği bir ortam içinde yetişen bir çocukta, alt ıslatma, dışkı kaçırma, tik, kekemelik parmak emme, tırnak yeme gibi..... Uyum ve davranış bozukluklarıyla okul başarısızlığına rastlanılabilir.
Kimi durumlarda boşanmanın ardından gelen ilkokul başarısında düşme görülebilir. Duruma göre çok olumsuz koşullardaki bir ev ortamından sonra düzenli ve sakin bir yaşama geçmek çok kısa bir sürede başarının artmasına yol açabilir. Bu tamamen boşanmadan önceki ve sonraki koşullarla bağlantılıdır.
Okula karşı isteksizlik ve okul fobisi görülebilir. Bunun da çeşitli nedenleri vardır. Ayrılık sonucu çocuğun tek ebeveyn ile kalması, eğer çocuğa yeterince açıklama yapılmazsa bu problem ortaya çıkabilir.
Babası ile kalan bir kız çocuğu evde pek çok ödevi üstlenmiş olabilir veya boşanma maddi darlık çeken annenin yükünü hafifletmek için ergen çocuk okul dışı zamanlarını bir işte çalışmaya ayırmış olabilir.
Okul öncesi çağdakiler bunu saklarlar fakat notları düşer. Anaokulu öğretmenin çocuğu kucaklaması diğer zamanlara göre biraz daha fazla ilgi göstermesi gerekir.
Küçük çocuklarda fiziksel temas etkili iken, okul çağı çocuğunda özel paylaşım, yardıma hazır olduğunu hissettirmek etkili olur. Ergenlik çağındaki bir çocuğun ise özel durumunu öğretmeninin bilmesi büyük bir rahatlama yaratır. Öğretmen çocuğa pek çok kişinin aynı durumla karşılaştığını anlatıp bunun normal bir durum olduğunu kabullenirse büyük bir destek sağlamış olur. Çünkü okul çağındaki bir çocuk ailesinin diğer ailelerden farklı, eksik yetersiz veya anormal olduğunu dolayısıyla kendisinin de a normal olduğunu ailesi birlikte olanlardan kendisini aşağı görmektedir. Çocuğun bu olumsuz düşüncelerini yenmesinde öğretmen kadar etkili olacak çok az kimse vardır.
Öğretmen de bazı çocuklarla çalışırken kendisini yetersiz görebilir ve çocuğa faydalı olamayabilir bu durumlarda okulda çalışan rehber öğretmenden veya alanında uzman birisinden yardım alınmalıdır.
|